İlişkilerde Tekrarlayan Örüntüler ve Bağlanma
Neden hep benzer ilişkiler yaşıyoruz? Bağlanma biçimleri, ilişki örüntülerinin kaynağı ve bireysel terapinin bu konuda nasıl çalıştığı.
'Hep aynı tip insanı buluyorum.' 'Yine aynı noktada bitti.' 'Başta her şey güzeldi, sonra yine aynı şey oldu.'
Bu cümleler, ilişki deneyimleri üzerine düşünen pek çok kişinin er geç kurduğu cümlelerdir. Partnerler değişir, ortamlar değişir, ama ilişkinin gidişatı tanıdık bir yol izler.
Bu tekrar genellikle kötü şansla ya da 'iyi insan kalmamasıyla' açıklanır. Oysa örüntünün içinde yalnızca karşıdakiler değil, kişinin kendisi de vardır: kimi çekici bulduğu, neye göz yumduğu, ne zaman geri çekildiği, neyi konuşmadığı.
Bu yazıda ilişkilerde tekrarlayan örüntülerin ne olduğunu, bağlanma biçimleriyle ilişkisini ve bireysel terapinin bu konuda nasıl çalıştığını ele alacağız.
Örüntü nedir?
Örüntü, farklı ilişkilerde tekrarlanan bir yapıdır. Kişiler değişse de benzer bir dinamik kurulur, benzer bir noktada zorlanılır ve benzer bir biçimde biter.
Sık görülen örüntülerden bazıları: - Uzak olanı seçmek: Ulaşılabilir, istekli kişiler ilgi çekici bulunmaz; mesafeli olanlar çekici gelir. Yakınlık kurulduğunda ise ilgi azalır. - Kurtarıcı rolü: Sürekli zor durumda olan, desteğe ihtiyacı olan partnerler seçmek. İlişkideki değer, yardım etmekle kurulur. - Kendini silmek: İhtiyaçları hiç dile getirmemek, sürekli uyum sağlamak. Bu, bir süre sonra birikmiş bir kırgınlığa ve ani bir kopuşa yol açar. - Erken vazgeçmek: İlişki ciddileşmeye başladığında kusur bulmak veya uzaklaşmak. - Sürekli test etmek: Partnerin gerçekten kalıp kalmayacağını sınayan davranışlar; bunlar çoğu zaman korkulan sonucu üretir. - Yoğun başlangıç, hızlı bitiş: Çok hızlı yakınlaşan, yoğun geçen ve kısa süren ilişkiler dizisi.
Bu örüntüler kusur değildir; bir zamanlar işlevsel olmuş çözüm biçimleridir. Sorun, koşullar değiştiği halde aynı çözümün uygulanmaya devam etmesidir.
Bağlanma biçimleri
Bağlanma kuramı, erken dönemde bakım verenlerle kurulan ilişkinin, yetişkinlikte yakınlık kurma biçimimiz üzerinde iz bıraktığını öne sürer. Bakımın öngörülebilir olduğu bir ortamda büyüyen kişi, yakınlığın güvenli olduğuna dair bir beklenti geliştirir. Öngörülemez veya mesafeli bir ortamda ise farklı beklentiler oluşur.
Genel olarak dört eğilimden söz edilir: - Güvenli: Yakınlık rahatsız edici değildir; kişi hem yakın olabilir hem de kendi başına kalabilir. İhtiyaçlar görece rahat dile getirilir. - Kaygılı: Yakınlık istenir ama kaybetme korkusu yüksektir. Güvence arayışı, sık kontrol ve küçük işaretleri büyütme sık görülür. Bu konuda yetişkinlerde ayrılık kaygısı yazımıza bakabilirsiniz. - Kaçıngan: Yakınlık tehdit gibi hissedilir. Kişi bağımsızlığa yüksek değer verir, duygularını paylaşmakta zorlanır ve ilişki derinleştiğinde geri çekilir. - Kararsız: Yakınlık hem istenir hem korkulur. Yaklaşma ve uzaklaşma dönüşümlü olarak yaşanır.
Üç şeyi belirtmek gerekir. Birincisi, bunlar kesin kategoriler değil eğilimlerdir; kişi farklı ilişkilerde farklı davranabilir. İkincisi, değişmez değildirler; güvenli bir ilişki deneyimi ve terapi süreci bu örüntülerin dönüşmesine alan açar. Üçüncüsü, bunlar bir tanı değildir ve kendine veya partnere etiket yapıştırmak için kullanıldığında yarardan çok zarar verir.
Örüntüler neden tekrar eder?
- Tanıdık olan güvenli hissettirir: İnsan, tanıdık dinamiklere doğru çekilir; tanıdık olan rahat olmasa bile öngörülebilirdir. Bu yüzden zorlayıcı bir dinamik, sakin bir ilişkiden daha 'doğru' hissedebilir.
- Beklentiler algıyı şekillendirir: Terk edileceğini bekleyen kişi, nötr işaretleri bu yönde yorumlar ve bu yorumlar davranışı belirler.
- Davranışlar sonucu üretir: Sürekli güvence isteyen kişi partneri yorabilir; sürekli geri çekilen kişi mesafe yaratabilir. Böylece korkulan sonuç, korkunun kendisi tarafından üretilir. Bu, örüntülerin en belirleyici yanıdır.
- Seçim de örüntünün parçasıdır: Kimi çekici bulduğumuz rastgele değildir. Örüntü, ilişkinin içinde değil, kiminle başlandığında başlar.
- Tamamlanmamış bir şeyi kapatma çabası: Psikanalitik bakışta kişi, geçmişte çözülmemiş bir ilişkiyi yeni ilişkilerde farkında olmadan yeniden kurabilir; bu kez farklı bitmesi umuduyla. Sonuç genellikle aynı olur, çünkü dinamik değişmemiştir.
Örüntüyü nasıl fark edersiniz?
- Ortak noktaları arayın: Geçmiş ilişkilerinizi yan yana koyun. Hangi noktada zorlandınız? Nasıl bitti? Ne söylenmedi? Farklı kişilerde tekrar eden şey nedir?
- Başlangıçları inceleyin: Kime ilgi duydunuz? İlk çekici gelen neydi? Sonradan sorun olan şey, başlangıçta çekici bulduğunuz şeyin aynısı mı?
- Kendi payınızı arayın: Bu, suçu üstlenmek değildir. 'Ben ne yapıyorum' sorusu, değiştirebileceğiniz tek şeyi görünür kılar.
- Bedeninizi dinleyin: Hangi anlarda gerginlik başlıyor? Bir mesaj geç yanıtlandığında, bir yakınlık arttığında, bir tartışma çıktığında?
- Tekrar eden cümleleri fark edin: 'Yine aynısı oldu' dediğiniz anda, örüntünün adını koymaya yaklaşmışsınızdır.
Bireysel terapi bu konuda ne yapar?
Sık sorulan bir soru şudur: ilişki iki kişilikse, tek başıma çalışmanın ne faydası olur?
Fayda şudur: ilişkideki payınız, değiştirebileceğiniz tek kısımdır. Bireysel terapide ele alınan şey partnerin davranışı değil; kişinin kimi seçtiği, neye göz yumduğu, neyi dile getiremediği, hangi anda geri çekildiği ve bu tepkilerin nereden geldiğidir.
Bilişsel Davranışçı Terapi bu konuda ilişkideki yorumlar ve davranış döngüleri üzerinde çalışır: hangi düşünce hangi tepkiyi doğuruyor, bu tepki ilişkide neyi üretiyor. Psikanalitik yaklaşım ise örüntünün kaynağına bakar: bu dinamik daha önce nerede kuruldu, kimi tekrar ediyor, neyi korumaya çalışıyor.
Bu iki bakış birbirini dışlamaz; aynı örüntünün farklı katmanlarına bakar.
Not: Kliniğimizde çift terapisi hizmeti verilmemektedir. Buradaki çalışma, kişinin ilişkilerinde tekrarlayan örüntüleri üzerine yürütülen bireysel psikoterapidir.
Ne zaman destek alınmalı?
Şu durumlarda destek alınmalıdır: - Benzer ilişki örüntüsü tekrar tekrar yaşanıyorsa - İlişkileriniz sürekli aynı noktada zorlanıyor veya bitiyorsa - Yalnız kalmak dayanılmaz geliyorsa ya da tam tersine yakınlık tehdit gibi hissediliyorsa - İhtiyaçlarınızı hiç dile getiremiyorsanız - İlişkiler sonrası toparlanmakta belirgin biçimde zorlanıyorsanız - İlişkideki kaygı günlük işleyişinizi etkiliyorsa - Kendinize dair değersizlik hissi ilişkilerle birlikte yoğunlaşıyorsa
Belirtilere çökkünlük veya yoğun kaygı eşlik ediyorsa depresyon nedir ve kaygı ile baş etme yolları yazılarımıza bakabilirsiniz.
Şişli, Bomonti'deki kliniğimizde ergen ve yetişkinlere yönelik bireysel psikoterapi çalışmaları yürütülmektedir; seanslar yüz yüze veya online olarak yapılabilir. Uzman kadromuz ve terapi süreci hakkında bilgi almak için Şişli psikolog sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Şiddet söz konusuysa
İlişkinizde fiziksel şiddet, tehdit, cinsel zorlama veya can güvenliğinizi tehlikeye atan bir durum varsa, bu bir ilişki sorunu değil, güvenlik meselesidir ve beklenmesi gereken bir durum değildir.
Acil bir tehlike varsa 155 Polis İmdat veya 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayabilirsiniz.
ALO 183 Sosyal Destek Hattı, şiddet ve istismar durumlarında 7 gün 24 saat ücretsiz danışmanlık ve yönlendirme sağlar.
Kliniğimizin randevu hattı acil durumlar için uygun değildir.
Sık Sorulan Sorular
1. Neden hep aynı tip insanları seçiyorum?
Seçim rastgele değildir; tanıdık dinamiklere doğru bir çekim vardır. Tanıdık olan, rahat olmasa bile öngörülebilir olduğu için güvenli hissettirir. Bu eğilimin nereden geldiğini anlamak, seçimi bilinçli hale getirir.
2. Bağlanma biçimi değişir mi?
Bağlanma eğilimleri sabit değildir. Güvenli ve tutarlı ilişki deneyimleri ile terapi süreci, bu örüntülerin zamanla değişmesine alan açar.
3. Partnerim gelmiyor, tek başıma terapiye gitmenin faydası olur mu?
Olur. İlişkideki payınız, değiştirebileceğiniz tek kısımdır. Bireysel terapide seçimleriniz, tepkileriniz ve bunların kaynağı üzerinde çalışılır; bu, ilişkinin gidişatını da etkileyebilir.
4. Bağlanma testlerine güvenmeli miyim?
İnternetteki testler bir farkındalık başlangıcı olabilir, ancak tanı aracı değildir ve sonuçları etiket gibi kullanmak yanıltıcıdır. Kendi durumunuzu gözlemlemek için psikolojik değerlendirme testleri sayfamıza bakabilirsiniz.
5. Sorun bende mi, partnerlerimde mi?
Bu soru çoğu zaman yanlış kurgulanır; ikisi birden doğru olabilir. Ancak farklı kişilerle aynı dinamik tekrarlıyorsa, üzerinde çalışılabilecek tarafın kendi payınız olduğunu kabul etmek en işlevsel başlangıçtır.
Uzman Klinik Psikolog & Dr. Öğretim Üyesi (Bahçeşehir Üniversitesi, ODTÜ). BDT ve Klinik Psikoloji seansları. Diğer uzmanımız Dr. Öğr. Üyesi Ayşen Gündüz ile birlikte danışan kabul etmektedir.
Öne Çıkan Diğer Psikoloji Makaleleri
- Kaygı Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Baş Etme Yolları (Kaygı ve Panik)
- Panik Atak Nedir? Belirtileri ve Atak Anında Yapılabilecekler (Kaygı ve Panik)
- Sosyal Kaygı Nedir? Belirtileri ve Baş Etme Yolları (Kaygı ve Panik)
- Sınav Kaygısı Nedir? Belirtileri ve Baş Etme Yolları (Kaygı ve Panik)
- Sağlık Kaygısı Nedir? Belirtileri ve Baş Etme Yolları (Kaygı ve Panik)
Uzman Klinik Psikolog Randevusu Alın
Şişli Bomonti kliniğimizde yüz yüze veya Türkiye geneli online terapi seanslarımız hakkında bilgi ve randevu almak için WhatsApp hattımızla hemen iletişime geçebilirsiniz.
WhatsApp ile Bilgi & Randevu (+90 538 678 90 77)